Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

İstanbul’un Kayıp Dereleri: Bugün Hangi Caddelerin Altından Dere Geçiyordu?

İstanbul’un bugün yoğun trafiğin yaşandığı bazı cadde ve sokakları, geçmişte kentin su sisteminin önemli parçaları olan dere yataklarının üzerinden geçiyor. Zamanla üzeri kapatılan, yönü değiştirilen veya yapılaşma içinde kaybolan dereler, şehrin geçmişinden bugüne uzanan görünmez izler bırakıyor.

SON DAKİKA 18.10.2026 15:52 Yengin Koç 29 okuma Okuma Süresi: 3 dk
İstanbul’un Kayıp Dereleri: Bugün Hangi Caddelerin Altından Dere Geçiyordu?
Paylaş:
N
 

İstanbul’da bugün araçların ve yayaların yoğun olarak kullandığı birçok bölge, geçmişte derelerin aktığı vadilerde şekillendi. Özellikle 1950’lerden sonra hızlanan kentleşme ve imar çalışmalarıyla bazı derelerin üzeri kapatıldı, bazıları beton kanallara alındı. Bayrampaşa Deresi’nden Kurbağalıdere’ye kadar uzanan bu dönüşüm, İstanbul’un eski doğal coğrafyasını büyük ölçüde değiştirdi.

Vatan Caddesi’nden Ayamama’ya İstanbul’un Değişen Su Yolları

İstanbul’un tarihî su yollarından biri olan Bayrampaşa Deresi, eski kaynaklarda Likos adıyla da anılıyor. Tarihî Yarımada’nın batısından geçerek Haliç’e ulaşan derenin bulunduğu vadi, 1950’li yıllardaki imar çalışmalarıyla önemli bir değişim geçirdi. Bugün Aksaray ile Edirnekapı arasında uzanan Vatan Caddesi, yani Adnan Menderes Bulvarı, bu tarihsel güzergâhla ilişkilendiriliyor.

Beşiktaş’ta ise Ihlamur Deresi, Ortabahçe ve Ihlamurdere çevresindeki eski su yolları, kentin geçmişine ilişkin izler taşıyor. Yoğun yapılaşma ve yol düzenlemeleri, bölgenin doğal görünümünü değiştirdi. Ortaköy’deki eski dere güzergâhları da benzer bir dönüşüm yaşadı. Dereboyu Caddesi gibi yer adları geçmişteki su yollarını hatırlatsa da kesin güzergâhların belirlenmesi için tarihî haritaların incelenmesi gerekiyor.

Avrupa Yakası’nın önemli su yollarından Ayamama Deresi ise Esenler ve İkitelli çevresinden başlayarak Mahmutbey, Güneşli, Yenibosna ve Çobançeşme yönünden geçip Ataköy’de Marmara Denizi’ne ulaşıyor. Yaklaşık 21 kilometrelik ana yatağı bulunan derenin bazı kesimleri açıkta akarken bazı bölümleri ıslah edilmiş kanallardan geçiyor. TEM Otoyolu ve Basın Ekspres Yolu gibi önemli ulaşım aksları da dere havzasında yer alıyor.

Ayamama Deresi, 9 Eylül 2009’da yaşanan sel felaketiyle de gündeme gelmişti. Şiddetli yağış sonrası çevredeki yolların ve yerleşim alanlarının su altında kalması, dere yataklarının korunması ve taşkın risklerinin azaltılması konusunu yeniden tartışmaya açtı.

Kadıköy’den Kağıthane’ye: Kentleşmeyle Değişen Dere Yatakları

Anadolu Yakası’nda Kurbağalıdere, İstanbul’un doğal su yollarındaki değişimin en bilinen örneklerinden biri. Hasanpaşa, Fikirtepe, Kızıltoprak ve Kuşdili Çayırı çevresiyle ilişkilendirilen dere, geçmişte sazlıklar, çayırlar ve sulak alanlarla çevriliydi. Bugün ise Kadıköy’ün yoğun yapılaşmış bölgelerinden geçerek Kalamış çevresinde Marmara Denizi’ne ulaşıyor. Dere yatağının önemli bölümleri beton kanallarla düzenlenmiş durumda.

Kağıthane Deresi de tamamen kaybolmayan ancak doğal yapısı büyük ölçüde değişen su yollarından biri. Osmanlı döneminde, özellikle Lale Devri’nde Sadabad çevresindeki mesire alanlarıyla tanınan vadi, zamanla konutların, iş merkezlerinin ve ulaşım bağlantılarının yoğunlaştığı bir bölgeye dönüştü. Dere bugün de Kağıthane ilçe merkezinden geçiyor ancak bazı kesimlerinde betonarme kanallar bulunuyor.

Haliç çevresindeki Kasımpaşa Deresi de yapılaşma ve ulaşım düzenlemelerinden etkilendi. Eski su kollarının bazı bölümleri kentsel altyapı içinde kalırken doğal drenaj alanları değişime uğradı. Benzer bir dönüşüm Bakırköy ve Zeytinburnu çevresindeki Çırpıcı Deresi’nde de yaşandı. Geçmişte daha açık arazilerle çevrili olan havza, zamanla konut, sanayi ve ulaşım alanlarıyla kuşatıldı.

Esenyurt ve Avcılar çevresindeki Haramidere de hızlı kentleşmeden etkilenen su havzaları arasında bulunuyor. Dere bütünüyle ortadan kalkmış değil; ancak çevresindeki yapılaşma ve düzenlenmiş kesimler doğal görünümünü önemli ölçüde değiştirdi.

Üsküdar’daki Bülbülderesi ve Anadolu Yakası’nda anılan Çavuşdere de İstanbul’un eski su yolları arasında değerlendiriliyor. Bu derelerin günümüzde hangi cadde ve sokakların tam altından geçtiğini belirlemek için tarihî haritaların, dere ıslah projelerinin ve güncel altyapı kayıtlarının karşılaştırılması gerekiyor.

İstanbul’daki dere yataklarının dönüşümünde nüfus artışı, ulaşım ihtiyacı, sanayileşme ve yeni yerleşim alanlarının genişlemesi etkili oldu. Geçmişte koku ve kirliliği azaltmak, ulaşımı kolaylaştırmak ve yapılaşmaya alan açmak amacıyla bazı dereler kapalı kanallara alındı.

Bugün ise eski su yollarının izlerini araştırmak yalnızca kentin tarihini anlamak açısından değil, taşkın risklerini değerlendirmek bakımından da önem taşıyor. İstanbul’un geçmişteki dere vadileri, modern şehircilik çalışmalarında doğal su akışının ve yağmur suyu yönetiminin dikkate alınması gerektiğini hatırlatıyor.

 

HABER BİLGİSİ
Kaynak: MANŞET NET Muhabir: Haber Olun
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Kılıçdaroğlu'ndan Vahap Seçer ve Abdullah Özyiğit’e ziyaret
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Kılıçdaroğlu'ndan Vahap Seçer ve Abdullah Özyiğit’e ziyaret
WhatsApp
İhbar Hattı