Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 51’i tutuklu 414 sanıklı İBB davasında duruşmalar Silivri’de devam ediyor. Marmara Kapalı Cezaevi’nde oluşturulan yeni duruşma salonunda görülen davanın 81’inci gününde sanıkların savunmaları alınmayı sürdürüyor.
Dün saat 11.30’da başlayan duruşma yaklaşık 10,5 saat sürerek 22.00’de sona erdi. Gün içerisinde 27 tutuksuz sanığın savunması alınırken, toplam 325 tutuksuz sanık arasında henüz savunma yapmayan 156 kişinin bulunduğu belirtildi.
Duruşmada Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanvekili Hüsnü Akhan, Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Eray Yazgan, İBB Medya AŞ eski Mali İşler Müdürü İlknur Taşdelen ve reklam firması sahibi Ali Can Akün’ün de aralarında bulunduğu sanıklar savunma yaptı.
Hüsnü Akhan: “Üzerime Atılı İddiaları Kabul Etmiyorum”
Hüsnü Akhan, Boğaziçi’ndeki eski Reina’nın bulunduğu alana inşa edilen yapı ile Galataport projesine ilişkin suçlamaları reddetti. İddianamede adı geçen kişilerden yalnızca eski İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar’ı tanıdığını belirten Akhan, Hatay’daki deprem sonrasında gerçekleştirilen konteyner kent çalışmaları kapsamında Asoy İnşaat ile yapılan anlaşmanın Doğuş Grubu’nun yardım faaliyetleri kapsamında olduğunu söyledi.
Asoy İnşaat’ın sahibi ve etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin’i tanımadığını belirten Akhan, yapılan ödemelerin bağış niteliğinde olduğunu, işlemlerin faturalı şekilde ve banka kanalıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.
Doğuş Grubu’nun Hatay’a yönelik toplam yardımının yaklaşık 174 milyon dolar olduğunu söyleyen Akhan, suçlamaya konu edilen yaklaşık 4 milyon dolarlık ödemenin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Reina’nın bulunduğu yapıya ilişkin HTS ve baz kayıtlarının da kendisinin suçlanan kişilerle görüşmediğini ortaya koyduğunu belirten Akhan, Galataport kapsamında gündeme getirilen 10 milyon dolarlık iddianın ise İBB ile imzalanan protokolden kaynaklandığını anlattı.
Akhan, söz konusu protokolün katlı otoparkın kaldırılarak alanın yeşil alana dönüştürülmesi ve otoparkın yer altına alınmasını öngördüğünü söyledi. Projenin kazı çalışmaları sırasında Ceneviz Duvarı bulunması nedeniyle durdurulduğunu belirten Akhan, “Üstüme atılı olan iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum” dedi.
Savcının, Hatay’daki deprem yardımları kapsamında Asoy İnşaat’a gönderilen para üzerinden yönelttiği soruya da yanıt veren Akhan, 201 prefabrik konut ile konteynerlerden oluşan projenin Aşağı Ekinci Mahallesi’nde tamamlandığını belirtti.
İmamoğlu’ndan Savcının Sorularına Tepki
Akhan’ın savunmasının ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, savcının deprem yardımları üzerinden yönelttiği soruya tepki gösterdi. İmamoğlu, İBB’nin deprem döneminde AFAD tarafından Hatay ile eşleştirildiğini hatırlatarak, Doğuş Grubu’nun da bu kapsamda geçici konut çalışmalarına yaklaşık 3-4 milyon dolarlık katkı sunduğunu ifade etti.
İmamoğlu, İBB’nin deprem bölgesindeki çalışmalarının yaklaşık 500 milyon dolarlık bir yatırıma ulaştığını belirterek Doğuş Grubu’nun katkısının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Daha sonra sanık kürsüsüne Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi ve SAS Tanıtım ve Medya şirketinin sahibi Eray Yazgan geldi. Yaklaşık 2000 yılından bu yana açık hava reklamcılığı sektöründe faaliyet gösterdiğini anlatan Yazgan, 2012 yılında kendi şirketini kurduğunu ve İBB ile bağlı kuruluşlarının çok sayıda ihalesine katıldığını söyledi.
Yazgan, suçlamaya konu ihalede en yüksek teklifi kendisinin verdiğini ancak ihaleyi kazanamadığını belirterek, ihaleyi alan firmanın sahibini tanımadığını ve aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını ifade etti.
Avukatı Nilüfer Naz Müftüoğlu da Yazgan’ın ihaleye teklif vermesinin tek başına suç oluşturamayacağını savundu. Müftüoğlu, müvekkilinin ihaleyi kazanmadığını belirterek, “Burada hileli hareket nerede?” diye sordu.
İBB Medya AŞ ve Zabıta Personelinin Savunmaları
İBB Medya AŞ eski Mali İşler Müdürü İlknur Taşdelen de savunmasında görev yaptığı dönemde Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’dan herhangi bir talimat almadığını söyledi. Satın alma süreçlerinde baskı veya yönlendirmeyle karşılaşmadığını belirten Taşdelen, 2019’da İBB yönetiminin değişmesinin ardından mali işleyişte ve satın alma süreçlerinde önceki döneme kıyasla değişiklik olmadığını savundu.
Taşdelen’in avukatı ise müvekkilinin iddianamede yer almasına neden olan tek somut hususun emekliliğinden önceki son üç ayda uzman sıfatıyla imza attığı bir ihale olduğunu belirterek, ilgili eylem kapsamında herhangi bir kamu zararının tespit edilmediğini söyledi.
Reklam firması sahibi Ali Can Akün ise gerekli izinleri alamadığı dönemde kendisine Emrah Bağdatlı üzerinden ulaşıldığını ve bazı faturaların ödenmesinin istendiğini anlattı.
Tutuklu sanıkların salona getirilmesinin ardından devam eden duruşmada Avrupa Yakası Zabıta Şube Müdürlüğü Reklam İlan Denetim Zabıta Amiri Selçuk Alanyurt da savunma yaptı. Alanyurt, mevzuata aykırı reklamlara kişi veya kurum ayrımı yapılmadan müdahale edildiğini belirtti.
İddianamede ecrimisil kapsamındaki reklam panolarının 15 gün içerisinde kaldırılmamasıyla suçlandığını aktaran Alanyurt, ecrimisil işlemlerinin hazırlanması, takibi ve tahsilinin zabıtanın görev alanında bulunmadığını savundu.
Alanyurt’un ardından savunma yapan Oğuzhan Bayraktaroğlu ise suçlamaların önemli bölümünün kendisinin göreve başlamasından önceki döneme ait olduğunu söyledi. Reklam şirketleriyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını belirten Bayraktaroğlu, zabıtanın reklam alanlarında izin verme veya ihale açma yetkisi olmadığını ifade ederek beraatini istedi.
İddianamede Binlerce Yıla Ulaşan Hapis Talepleri
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, çok sayıda kamu kurumu ile belediye “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer alıyor. İddianamede 16 müşteki, 7 firari ve 5 müşteki sanıkla birlikte toplam 407 sanık bulunuyor.
İddianamede oluşturulan örgüt şemasında Ekrem İmamoğlu “örgüt elebaşı” olarak gösterilirken, Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ve Murat Gülibrahimoğlu ise “örgüt yöneticisi” olarak tanımlanıyor.
İddianamede İmamoğlu hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “rüşvet”, “irtikap”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “ihaleye fesat karıştırma”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve çeşitli diğer suçlamalar kapsamında toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
Fatih Keleş hakkında 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya, Murat Ongun hakkında 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya, Ertan Yıldız hakkında 86 yıldan 251 yıla, Adem Soytekin hakkında 67 yıldan 194 yıla ve Murat Gülibrahimoğlu hakkında 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapis cezaları isteniyor.
Hüseyin Gün hakkında ise “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme” suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapis talebinde bulunuluyor.
İddianamede ayrıca görevlerinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 35 yıldan 91 yıla, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık hakkında ise 30 yıldan 88 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney’in de aralarında bulunduğu 7 isim hakkındaki iddianamenin de dosyayla birleştirildiği belirtildi.
İBB davasında sanıkların savunmalarının alınmasına ve yargılamanın Silivri’deki duruşma salonunda devam edilmesine karar verildi.