Eski Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Selahattin Günday için yeni bir hukuki süreç başlatıldı. Günday’ın avukatları, tutuklama kararının hukuka ve zamanaşımı hükümlerine aykırı olduğunu belirterek itiraz dilekçesi sundu.
Yaklaşık 15 yıl önce yaşanan ölüm olayına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan Selahattin Günday, 3 gün önce tutuklandı. Günday’ın avukatları Hüseyin Ersöz, Enes Ermaner ve Buse Şahin ise bugün Silivri nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi’ne başvurarak tutuklama kararının kaldırılmasını ve müvekkillerinin tahliye edilmesini talep etti.
Avukatlardan “Zamanaşımı Doldu” İtirazı
Tutuklama kararına yönelik dilekçede, soruşturma konusu dava açısından zamanaşımı süresinin 10 Mart 2026 tarihi itibarıyla dolduğu ileri sürüldü. Avukatlar, bu nedenle tutuklama kararının hukuki açıdan yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Dilekçede Selahattin Günday’ın 20 yılı aşkın süredir gazetecilik yaptığı ve uzun yıllar adliye muhabiri olarak görev aldığı belirtildi. Günday’ın sabit ikametgâhının bulunduğuna ve kaçma şüphesinin bulunmadığına dikkat çekildi.
Avukatlar ayrıca olayın üzerinden yaklaşık 15 yıl geçtiğini, dosyadaki delillerin tarihsel ve sabit nitelikteki kayıtlardan oluştuğunu ifade etti. Bu nedenle Günday’ın delilleri karartma ihtimalinin de bulunmadığı öne sürüldü.
Tahliye Talebi Nöbetçi Mahkemeye Taşındı
İtiraz dilekçesinde, ilk incelemenin ilgili Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri kapsamında tutuklama kararını veren hakimlik tarafından yapılması ve itirazın kabul edilerek 12 Eylül 2026 tarihli tutuklama kararından dönülmesi talep edildi.
Avukatlar, ilk incelemede talebin kabul edilmemesi durumunda ise itirazın yetkili Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini istedi. Dilekçede, Silivri Sulh Ceza Hakimliği’nin 2026/551 Sorgu sayılı kararının kaldırılması ve Selahattin Günday’ın tahliye edilmesi talebine yer verildi.
Tahliye konusunda ise iki alternatif sunuldu. Buna göre Günday’ın herhangi bir adli kontrol yükümlülüğü olmaksızın serbest bırakılması ya da CMK’nın 109/3. maddesinde yer alan adli kontrol tedbirlerinden bir veya birkaçının uygulanması istendi.
Günday’ın avukatları, tutuklamanın ölçülülüğü açısından da müvekkillerinin kişisel ve mesleki durumunun dikkate alınması gerektiğini belirterek, itirazlarının kabul edilmesini ve tahliye kararı verilmesini talep etti.