Abdi İpekçi, Katledilişinin 47. Yılında Anılıyor: Gazetecilik Onurunun Sembolü
Türkiye’de dürüst ve ilkeli gazeteciliğin sembol isimlerinden Abdi İpekçi, 1 Şubat 1979’da İstanbul Şişli’deki evinin önünde uğradığı suikast sonucu hayatını kaybedişinin 47. yılında anılıyor. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) tarafından düzenlenen anma töreninde, İpekçi’nin katledilmesinin ardındaki “karanlık örtünün” hâlâ kaldırılmadığı vurgulandı.
Suikastın Ardındaki Sır Perdesi
Cumhuriyet tarihinin en karanlık olaylarından biri olan İpekçi suikastında, tetikçi Mehmet Ali Ağca yakalanmış olsa da, cinayetin ardındaki azmettiriciler ve örgütlü yapı tam olarak ortaya çıkarılamadı.
1979’da yakalandıktan kısa süre sonra Maltepe Askeri Cezaevi’nden firar eden Ağca’nın bu kaçışı, dönemin güvenlik bürokrasisi hakkında soru işaretlerini hâlâ canlı tutuyor. Ağca, Vatikan’daki Papa suikastı sonrası İtalya’da hapis yatmış ve 2000 yılında Türkiye’ye iade edilmişti. 2010’da ise tahliye edildi.
Meslektaşları Anıt Önünde Buluştu
Suikastın gerçekleştiği yerdeki anıt önünde toplanan meslektaşlar, İpekçi’nin anısına karanfiller bıraktı. TGS İstanbul Şube Başkanı Özgür Deniz Kaya, yaptığı konuşmada İpekçi’nin halkın haber alma hakkı ve gazetecilerin sendikal hakları için verdiği mücadeleyi hatırlattı.
Kaya, şunları söyledi:
"Abdi İpekçi, 'Durum' adlı köşesiyle Türkiye'nin durumunu yorumlarken, gazetecilik onurunu hiçe sayanlarla savaştı. Onu susturduklarını sananlar yanıldı; iletişim fakültelerinde binlerce öğrenci onun ilkeleriyle yetişti. Tıpkı Uğur Mumcu, Hrant Dink ve Metin Göktepe gibi, biz de gazeteciliğin gereğini yapmaktan ve mücadeleden vazgeçmeyeceğiz."
Basın Etiğinin Sarsılmaz Savunucusu
İpekçi, sadece bir genel yayın yönetmeni değil, aynı zamanda basın etiğinin en güçlü savunucusu olarak tanınıyordu. Bugün adı, sadece bir caddede veya anıtta değil; sansüre, baskıya ve tehditlere boyun eğmeyen tüm gazetecilerin kaleminde yaşamaya devam ediyor.